31 Aralık 2007 Pazartesi

HOŞGELDİN 2008

SEVDİKLERİNİZLE BİRLİKTE SAĞLIKLI, MUTLU,BAŞARI VE BARIŞ DOLU BİR YIL DİLİYORUM.


SERPİL ÇELİKKAYA

29 Aralık 2007 Cumartesi

EBELENMİŞİM SOBELENMİŞİM

Eveeeet beni de sevgili Burcu sobelemiş.Konu ne mi?Hakkımdaki 7 gerçek..Doğruyu yanlızca doğruyu söyleyeceğime söz veriyorum.
İnsanın kendisini anlatması zordur derler ya Hayııırrr kendini tanıyan iyisiyle kötüsüyle kendini eleştiren insan için zor değil bence.İşte ben de iyimle kötümle karşınızdayım...

1.En sevdiğim özelliğim.Çok ama çok iyimserimdir.Herkesi ,herşeyi anlayışla karşılarım.Önce kendimi o insanın yerine koyarım.Onun açısından düşünürüm.Hayattan aldığım dersler sinirlerime hakim olmayı öğretti bana.Rahmetli anneanneciğim bir lafı vardı.Bunu hayatım boyunca kendime ilke edindim.

"Hırs gelir göz kararır,hırs gider yüz kararır "
Asla insanlara kırıcı konuşmam hatta bazen kendim kırılsam bile.İnsanları kırmamak için bazen yalan söyleyebilirim.(biliyorum bu kötü bir huy ne yapayım açıksözlülükle patavatsızlığı birbirine karıştıran insanlardan değilim)İnsanlara çok çabuk güvenirim.Herşeyimi paylaşırım.Tekmeyi yiyince de " eeee çok çabuk güvendim ders olsun bana "derim.Ama hiçbir zaman ders olmaz yine aynı şekilde devam ederim....

2.Sıcak kanlı,esprili çok konuşan bir ikizlerim.Çevremde hep insanlar olmalı ,insansız yaşayamam ben.İnsan biriktiririm kısacası...Tanıdığım ortamlarda argo konuşmayı da severim.Yani hayatım boyunca öyle hanım hanımcık biri olamadım...
3.Aşırı hijyen merakım vardır.Ama gıda ürünlerine yani yediğimiz içtiğimiz şeylere karşı.Elmayı, salatalığı,domatesi tuzla ovarım.(Manyak dediğinizi duyuyorum ama üzerlerindeki kalıntılarını bu şekilde giderebiliyorum)Portakal ve limonu fırçalarım.Son kullanım tarihine bakma manyaklığım Ege'ye fena yansıdı.Bunun için Murat'la arasıra didişirim.
Amaaaaa bütün bunlara rağmen öyle çok derli toplu biri değilimdir.Yani dağınığımdır.Ama dağınıklık içinde de bir düzenim vardır.Aradığımı kendim koyduysam mutlaka bulurum.Kendi dolabımı toplamaya çok üşenirim ama Ege'nin dolabı hep düzgün olur. Ev işi yapmayı çok sevmem ama evim temiz olsun isterim.Üniversite yıllarımda hiç ev işi ve yemek yapmayı bilmediğim için canım ev arkadaşım Nuray'ı bunaltırdım.Yemek yapmayı ilk ondan öğrendim.Mutfak dolaplarını silmezsen pislendiğini,tuvaletleri birilerinin temizlemesi gerektiğini..(annem hiç iş yaptırmazdı da)Sonra da öğrendiklerim sayesinde Esinciğimle (Nuray'dan sonraki ev arkadaşım) gül gibi geçinip gittik.



4.Üniversite yıllarım çok hareketli geçti.Yani ağustos böceği misali saz çalıp türkü söyledim.Aşırı uçarı ve kaçarıydım.Çok gezdim çok eğlendim.Hayatı dolu dolu yaşadım.Hatalarımdan ders almayı bildim.Hayatım boyunca evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı hiç düşünmemiştim. Taaaa ki Murat'ı tanıyıncaya dek.Beni akıllandırmak için 5 yıl uğraştı canım benim.Hele Ege'yi doğurmaya karar vermem için ise 3 yılım geçti.

Ama şimdi sakinleştim duruldum.Üniversiteden beni tanıyanlar şimdi ki yaşantımı bilse şaşırırlar.Sevecen bir eş ve anne oldum.Ama 40 yaşıma adım atarken bile içimde ,boyum gibi büyümeyen bir çocuk var.Hanginiz çocuğunuzla oyun evlerinin içine sığıp oynayabiliyorsunuz yada sehpanın altına girip eğlenebiliyorsunuz :)))

5.Dinlediğim müzik biraz gariptir.Nana Mouskouri,Eva Cassidy,Kenny Rogers,Tracy Chapman,Barbra Straisend,Bülent Ortaçgil,Fikret Kızılok,Zülfü Livaneli ama illede Sezen..Ayrıca Yaşar Kurt'dan rock hatta Sagopa bile dinlerim.Yani karışık bir zevk halim var.Serviste işe gidip gelirken kitap okuyabiliyorum.Sinemayı çok seviyorum.
6.Üniversite yıllarımda çok sigara içerdim.Ege'den sonra bıraktım.Sonra iş stresiyle 3 ay içmeyip 1 hafta içtim. ay bırakıp 1 ay içtim.Şimdi ise Ağustostan bu yana içiyorum.Söz yeni yılda bırakacağım.
7.En önemlisi ise ben çok şanslıyım çoook.1,5 kg doğmuşum yaşamaz demişler,40 günlükken zehirli ishal olmuşum ölür demişler.Ama direnmişim.Sadece çok büyüyememişim.Boyum 1.40 cm olmuş.Ama aslanlar gibi 1,83 cm koca bulmuşum.Hemde çok çok iyi bir koca. Zeki,anlayışlı,sevecen,ince,düşünceli, yardımsever. Allahım bana doğurma yeteneği vermiş harika bir evlat doğurmuşum. Sadece eşimi değil onunla birlikte o güzel ailesini bulmuşum.Ve çok sevilen bir gelin olmuşum.Çok güzel bir hayat yaşamışım.Okuma fırsatını yakalamışım.iyi bir iş bulmuşum.Demiştim ya ben çok çok şanslıyım diye ,nefes alabiliyorum ya işte en büyük şans bu .Bu nedenle benim hayatımda kıskançlığa,komplekse,kibire,kaprise yer yok.Yani bunları aşmışım.

Ne çok yazdım değil mi?Ama beni azıcık da olsa tanımanıza yardımım olmuştur sanırım.....

BloğumunHayatımdaki Yeri:

1 - Blog yazmaya ilk defa ne zaman başladım ?
İlk olarak tesadüfen Gelincik Burcu'ya rastladım hergün bloğuna baktım.Onun ailesi ve arkadaşları benim de tanıdıklarım oldu.Ve Nisan 2007 de bloğumu açtım.

2 -Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum ?Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum ?
Hayııııııır tamamen içimden geldiği gibi yazıyorum.Benim için bir günlük bu blog.
3 - Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum ?
Ediyorum. Hem çalışıp hem etkinliklere yetişmek zor oluyor.Bazen yorumları sadece yayınlayıp daha sonra arkadaşlarıma dönebiliyorum.Fotoğraf makinem yüzünden gece çekim yapamıyorum.Cumartesileri çalışınca da pazar günü hangi işe yetişeceğimi şaşırıyorum.Ama hepsine değiyor...
4 - Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı ?
Bazen ama bu zorunluluğu kendim yaratıyorum.Haftada 1-2 ke birşeyler yayınlamazsam içim rahat etmiyor.
5 - Blog yazmayı ne kadar sürdüreceğim ?
Bu iş benim için çok zevkli.Bu zevki yaşadığım sürece devam edeceğim.
Bende şimdi Gönül'ü,Selen'i ve Ufuk'u sobeliyorum.

26 Aralık 2007 Çarşamba

EN TATLI HEDİYELER-PENCERELİ KURABİYE

Yeniden Merhaba bu bayram tadsız geçti bizim için.Kayınpederimin halasını kaybettiğimizi öğrendik bayramın ilk günü ve Ankara'ya hareket ettik.Hani şu bize içli köfteler yapan Saadet hala.Nur içinde yatsın.
4 gün Ankara'da kaldık.Gelince de işin yoğunluğuyla boğuştum.Daha önce bahsetmiştim sanırım ben kuruyemiş sektöründe çalışmaktayım ve bu ay bizim ayımız olması nedeniyle işler yoğunlaştı.Mutfağa zaman ayırmakta zorlaştı.
Bildiğiniz gibi bu ayın etkinliğine sevgili Burçin ev sahipliği yapıyor.Konuda "en tatlı hediyeler".Aslında tarifimi önceden hazırlamadığım için biraz sıkıştım ve alelacele oldu ama sizlere bu kurabiyeleri yetiştirebildim.Aslına bakarsanız hiç yapacak halim yoktu ama Ege'ye söz vermiştim kurabiyeleri ağaca asarız diye.Kalktım ve etkinliğe tarif yaptım.
Bu tarifi Emel Başdoğan'ın Tefal için hazırladığı kitaptan aldım.O tarifinde karamel kullanmıştı ben ise küçük renkli şekerler kullandım.

Malzemeler:

250 gr un (Kalıpla keserken ben biraz daha un ilave ettim.)
100 gr şeker
150 gr tereyağı
1 adet yumurta
1 paket vanilya
1 fiske tuz


Süslemesi için:
3 yemek kaşığı su,1 çay bardağı toz şeker (karameli hazırlamak için)
Ben 10-12 adet küçük renkli şekeri demir havanda irice döverek kullandım.

Hazırlanışı:
Tüm malzemeleri karıştırın.Buzdolabında 1-2 saat hamurunuzu bekletin.(ben bekletmedim belki unu o nedenle az gelmiştir)Daha sonra hamurunuzu açın ve kalıpla şekiller verin.Şekil verilmiş kurabiyelerin ortasını başka bir kalıpla delin ve çıkarın.Kurabiyeleri asmak için uçlarına yakın bir yerine kürdan koyup,kürdanla birlikte 170 derece önceden ısıtılmış fırına verin.Kurabiyeleri 10 dakika sonra dışarı alın ortalarına şekerleri ilave edin.Tekrar fırına yerleştirin üzeri kızarmaya başlayınca çıkartın.Fırın tepsisine yağlı kağıt döşemeyi unutmayın ve kurabiyeleri soğuduktan sonra tepsiden çıkartın.

Eğer tarifin orjinali gibi karamelle hazırlamak istiyorsanız.Şeker ve suyu küçük bir kapta ısıtın.Rengi altın sarısı olunca ocaktan alın ve kurabiyelerin oyuklarına küçük bir kaşık yardımıyla akıtın.

Afiyet olsun.

19 Aralık 2007 Çarşamba





KURBAN BAYRAMINIZI KUTLAR


SAĞLIK MUTLULUK DOLU GÜNLER DİLERİM.


SERPİL ÇELİKKAYA


15 Aralık 2007 Cumartesi

Ye#29-ZEYTİNYAĞLILAR VE BİR SÜRPRİZ


Bu ayın etkinliğine sevgili Aysel ev sahipliği yapıyor. Konuyu çok güzel belirlemiş "zeytinyağlılar".Zeytinyağlılar sofralarımızın vazgeçilmez tadları olmakla beraber sağlığımızı da olumlu yönde etkileyen yiyeceklerdir.Aysel'e şimdiden kolay gelsin diyorum.


Sürprizime gelinceeeeeee ben artık Popüler Sağlık Dergisinde yazmaya başladım.İlk yazım Aralık sayısında çıktı.Benden hem gıdacı hemde ziraatçı olmam nedeniyle gıdaların sağlık yönünden faydalarını ve bu doğrultuda da bir yemek tarifi vermemi istemişlerdi.Bu ayın konusunu Zeytinyağı olarak belirledik.(bu üstteki yazının taslağı)


Ben de hem zeytinyağının geçmişten günümüze kısaca tarihçesinden, faydalarından ve çeşitlerinden bahsettim hemde zeytinyağlı bir tarif hazırladım.Tam sizlerle paylaşmayı düşünürken zeytinyağlılar etkinliğini gördüm.Böyle olunca bir taşla iki kuş vurmuş olacaktım ve bugünü bekledim.


Ben bu ay Renkli Piyaz hazırladım.Bu tarifdeki temel amacım, zeytinyağını pişirmeden çiğ olarak tüketilmesini sağlamak olmuştu..Çünkü çiğ olarak tüketilmesi sağlık açısından çok daha faydalıydı.Ve benden beklenen sağlıklı yiyeceklerdi.Aslında zeytinyağının yanında kuru fasülyenin faydaları da saymakla bitmez ama konumuz yağ.Şimdi de bu tarifi sizlerle paylaşmak istiyorum.




Malzemeler:

1 su bardağı kurufasülye

1 adet küp küp doğranmış havuç

1 sap ince kıyılmış pırasa

3 yemek kaşığı haşlanmış mısır

1 adet kırmızı biber

Dilediğiniz kadar dereotu

Tuz,limon ve 2 yemek kaşığı zeytinyağı






Yapılışı


Fasülyeleri haşlayın.Soğuyan fasülyeye tüm malzemeyi karıştırın.Tuz ve limonla tadlandırın.

Afiyet olsuuuun.

14 Aralık 2007 Cuma

YERLİ MALI VE MEYVELİ KEK

Bu hafta yerli malı haftasıymış böyle önemli gün ve haftaları unutmuştuk.Yeniden okullu oldukda hatırlar olduk.Yerli malı haftası kutlanacakmış bugün ve Ege bana dün akşam söyledi.Evde Ayşe'nin sabah pişirdiği susamlı peynirli kurabiyemden vardı.Ege de benden kek istedi.Biraz acele keki oldu ama tadı nefisti.Niye mi acemi keki ?Evde toz şeker ve yumurta
bitmiş.Marketten siparişi verdim.Sipariş geldi ki unumun da az kaldığını farkettim.Sabah Ayşe kurabiye yapmıştı ya.Bittiğini farketmedim.Tekrar sipariş vermeye utandım.Baktım ne kadar kalmış, 2 su bardağı.Bu tarifi Hürriyet Gazetesinin verdiği Oktay Usta ile Lezzet yolculuğu ekinden bulmuştum ve tarifte alabildiği kadar un diyordu.Ben kek yaparken göz kararı hiç ayarlayamam.Zaten benim kekimin alabileceği un 2 bardaktan fazla olamaz.Haydi bakalım ortaya ne çıkacak dedim.Başladım.İşte bu kek ortaya çıktı.Mis gibi portakal kokan Tarif hemen geliyooor.


Malzameler:


3 Yumurta
1 su bardağı toz şeker
2 su bardağı un-(tarifte tahin kıvamında olacak yazıyordu benim ki biraz sulu oldu o nedenle siz 2,5 bardak ta kullanabilirsiniz.)
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvıyağ (ben 1/2 su bardağı kullandım)
1 adet portakalın suyu
1 adet portakal kabuğu rendesi
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 çay bardağı damla çikolata ben onun yerine 1 avuç meyve şekerlemesi ekledim
1 çay bardağı dövülmüş fındık



Hazırlanışı

Yumurta ve şekeri çırpınız.Süt,yağ,portakal suyunu ilave edip ve çırpmaya devam ediniz.
Unu,kabartma tozunu ve vanilyayı eledikten sonra karışıma ekleyiniz.En son portakal kabuklarını ve meyve şekerlerini ekleyip tahta kaşıkla karıştırınız.Fırın kabını yağlayıp alt tabanına fındığı serpiştirin üzerine tüm malzemeyi dökün.170 derece önceden ısıtılmış fırında pişiriniz.

Aşağıdaki resimde Susamlı peynirli kurabiyelerimiz.
Afiyet olsun.









9 Aralık 2007 Pazar

RİCOTTA VE SAKIZLI LORLU KURABİYE

Şu son 2 haftam çok yoğun geçti o nedenle blog ziyaretlerimi de aksattım herkesten özür dilerim.Malum yılsonu, işler yoğun oluyor.Ama yine de aç oturmuyoruz tabiki evde bir şeyler pişiyor.Bu yıl Samsun da çok güzel hamsi oldu.Bizde son 3 haftadır abartmasız haftada 3 gün hamsi yedik.Hem sağlıklı hem de pratik oluyor.O nedenle sizlere şu yemeği yaptım diyemiyorum.Hep balık hep balık yedik....
Sadece balık pişirince pasta yapmaya daha fazla zamanım oldu.Sağolsun Ayşe'de bu hafta hızını alamadı.Bol bol kurabiye ve kek yaptık.
Ayrıca bu aralar evde peynir yapma merakım başladı..
Niye mi?Çünkü Samsun'da tatlı lor peyniri bulamıyorum.Çökeleğe lor peyniri gibi davranıyorlar :))) İzmir'den de lor peynirine alışkınım tadını çok özlüyorum.
Lor peynirini aslında peynir altı suyundan yaparlar.Ben şimdi evde peyniraltı suyunu nereden bulacağım.
Biraz araştırınca peynir yapımında önemli olan sütü kestirmek ve su ile katı maddeyi ayrıştırmak olduğunu öğrendim.Sütün içine sitrik asit tarzı bir tür asit konulursa süt ve su ayrışır.Ayrışınca katı kısmı başka peynirde kullanılır artan su ise peyniraltı suyudur ve bunun tekrar pişmesiyle lor oluşur.İtalyanlar da bu yöntemle yapılan peynire ricotta (yani
re-cooked yeniden pişirilmiş ) adını verirler..İşte bu mantıktan yola çıkarak yapılan peyniri tuzlayıp, sıkıştırıp süzerseniz ricotta, sıkıştırmazsanız da lor elde edersiniz.Tuz koymazsanız da tatlı lorunuz olur.Hani şu lorlu kurabiyenin yapımında kullanılan lordan.
Bende bu işlemi böyle uzun uzun ve yapamayacağım için en basit yoluyla yaptım.Önemli olan sitrik asit (limontuzu) cinsi birşey değil mi?Elma sirkesi de pekala işimi görür dedim ve yola çıktım.Çok da güzel bir peynir yaptım.
Nasıl mı?
Malzemeler:
4 kg süt (istediğiniz miktarda süt kullanabilirsiniz sirke miktarını, sütünüz 4 kg dan fazla olursa arttırın az olursa düşürün kullanacağınız miktar 1 çay bardağını aşmasın)
1/2 çay bardağı elma sirkesi
Hazırlanışı:
Sütü kaynatın kaynamakta olan süte bir seferde ve birden (yavaş yavaş eklemeyin) sirkeyi ilave edin.Bir kez karıştırın.1-2 dakika daha kaynatın ve ocağın altını kapatın.10-15 dakika içinde su ve peynir ayrışır.Bu peyniri temiz bir tülbentle veya benim diktirdiğim gibi bir kesede süzdürün.
Süzülen peynir tülbentinin üzerine ağırlık koyarak süzdürürseniz sıkılaşır.Eğer sıkıştırmadan süzerseniz de lor peyniriniz oluşur.Ben 400 gr peynir elde ettim.Bu peyniri hem yedik, hemde sevgili Sibel'in sakızlı lorlu kurabiyesini yaptım. Bu kurabiye çok değişik ve lezzetli oldu.Peyniri yapmasanızda hazır tatlı lordan bu kurabiyeyi yapabilirsiniz.

Malzemeler:
1/4 su bardağı zeytinyağı tarifin orjinali böyle ama ben kaynattığım sütün kaymağından 3 yemek kaşığı kaymak kullandım.
250 g lor
1 su bardağı şeker
2 yumurta (birinin beyazı ayrılacak)
1/4 limonun suyu
1 çay kaşığı karbonat
2 su bardağı un (yaklaşık)
2 küçük parça damla sakızı
Bir kase susam

Hazırlanışı:
Zeytinyağını yada benimki gibi 3 yemek kaşığı kaymağı yada tereyağı da olur, loru, şekeri ve yumurtaları yoğurma kabınıza alıp karıştırın.Karbonatı limon suyunda eritin. Un ile birlikte karışımınıza ekleyin, hepsini iyice yoğurun. Yumuşak bir hamur elde edinceye kadar un ilave edin, elinizden ayrılmaya başladığında un eklemeyi bırakın.
Sakızı mümkünse demir yoksa tahta bir havanda incecik dövün, toz haline getirerek hamura ekleyin, bir kez daha yoğurun.Fırınınızı 180 dereceye getirin.Tepsiyi yağlayın yada benim yaptığım gibi yağlı kağıt serin.Hamurdan parçalar koparıp yuvarlayın, hafif çırptığınız yumurta akına ve susama batırın tepsiye sıralayın.
Tepsiyi ısınan fırına verip yaklaşık 30-35 dk pişirin. Piştiğinde oldukça yumuşak olacak, o nedenle tepsiden almak ve servis etmek için soğumasını bekleyin
Afiyet olsun....

5 Aralık 2007 Çarşamba

BOL BOL SAĞLIK

Bu hafta sonu sağlıklı birşeyler yapmak istedim.Şimdi amaaan yapa yapa bunu yaptın diyorsunuz.Yooook bir sürü şey yaptım. Arşivledim. Bekliyorum. Neyi mi ? O işte süpriz.Yakında sizlerle paylaşacağım.
Bu cumartesi canım haşlanmış sebze istedi.Bende buharda bu sebzeleri pişirdim yanına da salatayı yaptım.Tabi bunlar benim içindi ilave olarak patates püresi,kızarmış sosis de vardı.
Nasıl mı yaptım.İstediğiniz sebzeleri haşlayın yada buharda pişirin.Biraz sızma zeytinyağı biraz da limon ve tuz.Nefis oldu nefis.Ellerime sağlık afiyet olsun...

2 Aralık 2007 Pazar

SUSAMLI PEYNİRLİ KURABİYE

Bu tarifi vermekte geciktim biraz .Ege'nin doğum günü için hazırlamıştık.Ben hamuru yoğurmuştum ki telefon çaldı.Geri döndüğümde bu manzara ile karşılaştım.Canım oğlum kendi kendine hamur açıp kendi kendine şekiller vermiş.Ve ha bir gayret devam ediyor.Bu Ege'nin kendin pişir kendin ye tarifi oldu.Piştikten sonrada en çok kendi yedi.Üstelik o bilmesede hamurunda peynir var.Bir de güzel yedi ki.Bu tarifi sanırım geçen yıl kekevinden almıştım.Severek de yapıyor ve yiyoruz.
Malzemeler:
2/3 su bardağı beyaz peynir
1 yumurta sarısı-akı üzerine kullanılacak
2 yemek kaşığı yoğurt
125 gr tereyağı veya margarin
1/3 su bardağı sıvıyağ
2 silme kaşık kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
2 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı sirke
1 tatlı kaşığı şeker
4-5 su bardağı un
kırmızı biber


üzeri için
Susam ve yumurta akı


Hazırlanışı:
Önce şeker ve sirkeyi karıştırın.Tereyağı ,sıvıyağ,yoğurt peynir ilave edip yoğurun.Kalan tüm malzeme ekleyin ve tekrar yoğurun.Hamuru açın ve kalıplarla kesin.Önce yumurta akına daha sonra susama batırın ve tepsiye dizin.180 derece de pişirin.Afiyet olsun....