28 Kasım 2007 Çarşamba

TARÇINLI KURABİYE


Pazar günü oğluşumla kurabiye pişirmek istedik.Bu tarif bende çok önceden yazılı olan bir arkadaşımdan aldığım bir tarifti ama hiç kendim pişirmemiştim.Sadece yediğimde çok beğendiğim bir lezzet olduğunu hatırlıyorum.

Gerçekten de hafızam iyiymiş.Çok lezzetli bir kurabiye oldu.Hatta tatlı şeyleri çok sevmeyen eşim bile çok beğendi bende amaaaan hemen yazmalıyım bunu o zaman dedim.Ege ,yavrum kalan son 10 kurabiyeyi saklamayı ve canı çektikçe yemeyi istediğini söyledi. Ona tekrar yapma sözü vererek yemeye ikna ettim.Gelelim tarifimize ben her bir parçayı fındık büyüklüğünde yuvarladım.Pişerken biraz kabarıyor ama asıl küçük küçük oluşu bu kurabiyenin özelliği.


Malzemeler:
125 gr.tereyağı
1 adet yumurta
1 çay bardağı tozşeker
1/2 su bardağı nişasta
1/2 paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un




Üzerine:
1 çay bardağı pudra şekeri
1 yemek kaşığı tarçın

Yapılışı:Tüm malzemeleri bir kaba alın ve karıştırın .Çok sert bir hamur elde edene kadar un ekleyin.Hamurdan küçük küçük parçalar koparıp yuvarlayın ve tepsiye dizin.175 derecedeki fırında pişirin.Geniş bir kabın içinde pudra şekeri ve tarçını karıştırın.Fırından çıkar çıkmaz kurabiyeleri bu kabın içine alıp karışıma iyice bulayın.
Afiyet olsun

25 Kasım 2007 Pazar

GÜZEL BİR HABER

Ege'nin resim yapma sevgisinden bahsetmiştim.Bu kış onu resim kursuna göndermedim.Çünkü cumartesi günleri çalıştığım da kursa gidiş geliş problem oluyordu.Ayrıca okula bu yıl başlaması nedeniyle de, bu yıl ona yüklenmek istemedim.Geçen ay resim kursundan öğretmeni bana telefon açtı ve Samsun Çarşı Mağazasının (Samsun'un büyük ve önemli alışveriş mağazalarının en büyüğü ve ilki)her yıl düzenlediği resim yarışmasından bahsetti ve "Ege'nin hayal gücüne güveniyorum mutlaka katılsın dedi."
Ege önce çok heveslendi."Anne ben kazanacağım"dediyse de her zamanki tembelliği :) ile bugün yaparım yarın yaparım diye erteledikçe erteledi.Başvurunun sona ereceği günün bir gün öncesi küçük bey resim yapmaya karar verdi.Aşağıdaki fotoğrafı da o henüz bitirmemişken çekmiştim.

Ege'nin katılacağı katagorinin konusu"nasıl bir dünyada yaşamak istersiniz?" idi.Fakat Ege hem yaşamak istediği hem de yaşamak istemediği bir dünyayı resmetmek istedi.
Resmin konusunu Ege'nin dilinden anlatacağım.Altta toprağın altında kalması gereken bölüm var.Savaş.Ağlayan,eline zorla bombalar verilmiş bir güneş var.Top atan tank ve yanan evler yer alıyor.Köşede de kutucuk koyup çarpı işareti yaptı.Bu işaret istemiyoruz anlamındaymış.
Üstteki kısımda ise elinde balonlar olan gülen bir güneş ve bahçesinde oynayan çocuk,çiçekler kuşlar...
İşte böyle bu resimle mansiyon aldı ,ödülü de 300 ytl lik hediye çeki oldu.
Biz de heyecenla törene giderken fotoğraf makinemizi unutmuşuz bu resimleri telefondan çektik.O nedenle çok net değiller.
Canım oğluşum yaşına göre önemli bir ödül kazandı bence .İnşallah resim yapmaktan sıkılmaz ve bu ödüllerin devamı gelir.Ama herşeyden önce resim yapsanda yapmasan da ;anneciğim ,baban ve ben seninle gurur duyuyor ve seni çok seviyoruz.

23 Kasım 2007 Cuma

OLMADI HİÇ YAKIŞMADI ESRA


Esranın haberini şimdi aldım.İnanamadım nasıl olur diye.Onu çok iyi tanımasam da diyaloğumuz sadece yorumlaşmalarla kalsa da çok çok üzüldüm.Çok gençti henüz ve ölüm ona yakışmadı.Ne yazacağımı bilemiyorum.Mekanın cennet olsun sevgili Esra...

22 Kasım 2007 Perşembe

MANTARLI PİLAV

Bu pilavın adı mantarlı pilav ama sultan pilavı gibi bir ismi olmalıymış bence gerçekten sultanlara yaraşır bir lezzeti var.Bu tarifi Mine Tuduk’un "Geleneksel Esintilerle Günümüz Türk Mutfağı" kitabında görmüştüm.Aradan çok zaman geçti ve böyle bir pilav olduğu aklıma geldi.Hemen denemek istedim.İyi ki de denemişim .Ufak değişiklikler yaptım.Umarım sizler de beğenirsiniz.


Malzemeler:(benim kullandığım ölçülerle tarifi veriyorum)
1,5 su bardağı pirinç
100 gr. mantar
1 adet soğan
2 yemek kaşığı badem
1 çay kaşığı dolma fıstığı (bunu ben ekledim isterseniz kullanmayabilirsiniz)
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı yeni bahar
1 çay kaşığı tarçın
et suyu veya tavuk suyu (pilavın suyunu gözkararı koyuyorum )
tuz
zeytinyağı(ben pilavda da katı yağ kullanmıyorum)

üzeri için
2-3 dal ince kıyılmış dereotu

Hazırlanışı
Mantarları küçük küçük doğrayın.Tencereye zeytinyağını ekleyin .Yemeklik doğranmış soğanı ve ince kıyılmış bademleri ilave edin ve kavurun.Mantarları da ekleyip 10-15 dakika pişirin.En son pirinci ilave edip 1-2 dakika kavurun.Baharatları ve et suyunu (ben tavuk kullandım)ekleyip pişirin.
Üzerini dereotu ile süsleyin veya içine karıştırın.

Afiyet olsun eminim çok beğeneceksiniz.

16 Kasım 2007 Cuma

EGE'MİN DOĞUM GÜNÜ HAZIRLIKLARI

Ege'nin doğum günü akşamı ,dayısının pasta getirdiğini ve aile arasında küçük bir kutlama yaptığımızı daha önce yazmıştım

O gece misafirlerimiz arasında Naz hanım da vardı.Küçük hanımdan daha önce bahsetmiştim,erkek kardeşimin kızı.Bizim Naz hanım artık büyüdü ve o gece Ege'yle birlikte mum üfleme yarışı yaptı.Herhalde 7-8 kez mumları ben yaktım,onlar söndürdü.Bu fotoğrafı çok beğendim eklemek istedim.
Gelelim pazartesi günü okulda yapmayı düşündüğümüz kutlamaya...Cupcakeleri hazırladıktan sonra ben kurabiyeleri pişirdim.İş arkadaşım Sevinç hanım tüm şeker hamurlarını ve süslemelerini yaptı.Beyaz şeker hamurumuz kargoda geciktiği için elimize ulaşmamıştı.O nedenle süsleme yaparken zorlandı.Beyaz diğer renklerle kullanılınca daha hoş görünüyor.
Ama renk azlığına rağmen yinede çok güzel oldular.Tüm kurabiyeleri Sevinç ve Gülben annem paketledi.Ellerine kollarına sağlık.
Kurabiyelerin tarifini sevgili Ayşe'den aldım.Biraz değiştirerek uyguladım.Malzeme aynı ama şekillendirmeyi farklı yaptım .Çok güzel ve lezzetli kurabiyeler oldu.

Malzemeler:

3 dolu yemek kaşığı toz şeker
1 bardak un
125 gr margarin oda sıcaklığında (ben tereyağı kullandım)
1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
bir cimdik tuz

Hazırlanışı:Şekeri ve yağı krema kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Kalan tüm malzemeleride ekleyip, yoğurun. Hamurunuzu merdane yardımıyla açın.Açarken gerekirse un serpebilirsiniz.Açtığınız hamuru kurabiye kalıplarıyla şekillendirin. Tepsinize yağlı kağıt serin 180 derece önceden ısıtılmış fırında kızarıncaya kadar pişirin.

Şeker hamurlu kurabiyeler hazırlanırken ben de tek tek kurabiyeleri royal icingle boyadım.4 ölçü hamur hazırlamıştım kurabiye sayısı oldukça çoktu.Royal icing yapmak için ben yumurta akı yerine tozunu kullandım.O nedenle royal icing'in kıvamını tutturana kadar malzemeyi karıştırdığım için ölçüsünü veremeyeceğim.Ama gelincik tarlasında royal icing tarifi alabilirsiniz.

Afiyet olsun

12 Kasım 2007 Pazartesi

GELENEKSEL KIŞ HAZIRLIKLARI




Bu ayın diğer bir etkinliğine ev sahipliği yapan sevgili Mahzun Prenses konuyu da çok güzel belirlemiş Geleneksel Kış Hazırlıkları ,kendisine kolay gelsin diyorum.
Sanırım hepimiz biraz Anadolu kökenliyiz kendi gıdalarımızı kendimiz hazırlamayı seviyoruz.Aslında en doğal ve doğru olanı da bu, gözümüz göre göre tertemiz yiyecekler hazırlayıp ,sevdiklerimizin sağlıklı beslenmesini sağlamak.Ben de kendimce kış aylarına birşeyler hazırlamayı sevenlerdenim.
Ama kış hazırlıklarını geçen aylarda tamamlamıştım bu aya hazırlayacak birşeyim kalmamıştı.Bende sizleri eski tariflerime yönlendiriyorum. Reçeller için buraya turşular için buraya bakabilirsiniz.

KAYNANA ÇATLATAN TARİFLER


Bu ayın etkinliğinin konusunu sevgili Lale belirlemiş konu ne mi?Kaynana çatlatan tarifler.
Komik ve hoş bir etkinlik olmuş.Sevgili Lale'ye şimdiden kolay gelsin diyorum.
Konu buraya gelmişken ben de bu konuyla ilgili görüşlerimi yazmak istedim. "Kaynana" benim her zaman kızdığım, hatta telaffuz etmek bile istemediğim bir sözcüktür.Çünkü ismi üzerinde insanlarda olumsuz bir etki yaratıyor.Görümce kelimesi de aynı benim için, görümce olduğum halde bu sıfatı sevmiyorum.İnsanın beyninde sanki kötü bir şeyler uyandırıyor.Kaynanalar ve görümceler kötü olmak zorunda..Hatta yeni nesil gençliğin kaynana kelimesinden huylandığını adı kaynana olduğu için o insana daha ön yargılı baktığını düşünüyorum.Haaa gerçekten kötü kaynanalar yok mu vardır elbette ama illaki kaynana olması gerekmez ki insan kötü niyetliyse.Sırf bu sözcük yüzünden adı kaynana olan kadın mutlaka kötüdür düşüncesiyle kayınvalidesine mesafeli yaklaşan ve herşeyin altında bir bit yeniği arayan gelinler görmüşsünüzdür mutlaka..

Gelelim benim Gülben anneme, anne diyorum çünkü onu annemden hiç ayırmıyorum.Ve iddia ediyorum.Dünyanın en iyi kayınvalidesine sahibim.Bunu beni tanıyan,onu tanıyan herkes bilir.Benim Gülboşum bir tanedir.Hiç bir gün bana art niyetle yaklaşmadı ama bende bir gün bile söylediği bir sözün altında farklı şeyler aramadım.Hep arkadaşım oldu benim,hep yanımda her zaman destekçim.Tabi bu durum eşimi de çok mutlu ediyor.Hatta bazen" hangimiz senin çocuğun ben anlamıyorum" diye sitem eder.Bizlere hele hele Ege'ye inanılmaz düşkündür.


Ege'min 9 kasım doğum günüydü.Akşam eve gittim.Ege anne gözlerini kapat gel dedi.Ben gelen hediyeleri gösterecek diye düşünürken karşımda Gülben annemi gördüm.İnanılmaz mutlu oldum.Söylemeyi unuttum eşimin ailesi İzmir'de yaşıyorlar.Ege'min doğum günü için gelmiş.Bizi hem şaşırttı hem de mutlu etti.


Ben doğum günü için 12 kasım da Ege'nin okulunda kutlama yapmak için plan yapmıştım.9 kasım akşamı erkek kardeşim eşi ve minik kızları pasta alıp gelmişler.Annem de bizdeydi.O gece küçük bir kutlama yaptık.Asıl doğum gününü ise pazartesi günü kutladık.Parti için hazırladığım pastaları ise Gülben annemin yanında hazırladım.Ve kaynana çatlatan tarifler etkinliğine bu doğum günü pastalarıyla katılmak istiyorum.


Gülboşum çatır çatır çatlasın....


Çocuklar için önce tek bir doğum günü pastası yapmak istedim ama sonra her çocuğa 1 pasta fikri aklıma geldi.Tam 40 adet muffin hazırladım.Vereceğim tarif ve kreması 20 adet muffin için ,ben 2 ölçü hazırladım.

Ayrıca bana pastalarımı hazırlarken çok yardımcı olan Sevinç hanıma çok çok teşekkür ederim.Tek başıma olsaydım işin altından zor kalkardım.


Bu tarifimi eski bir yemek dergisinden kesip defterime yapıştırmışım.Ama hangi dergi bilmiyorum.Ben hazır muffin kağıtlarından kullandım.






Çikolatalı cupcake



Malzemeler

2+ 1/4 su bardağı un
2/3 su bardağı kakao
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karbonat
1/2 paket kabartma tozu
1/2 su bardağı tereyağı ( oda sıcaklığında yumuşamış olacak)
1 su bardağı şeker
1 paket vanilya
2 yumurta
2 yumurtanın beyazı
1+ 1/4 su bardağı süt


Hazırlanışı:


Geniş bir kapta un, kakao, tuz, karbonat ve kabartma tozunu karıştırın.Tereyağı, şeker, vanilyayı çırpın. Bütün yumurtaları ve yumurta beyazlarını tek tek her seferinde iyice çırpıp karıştırarak ekleyin. Un karışımını ve sütü bir miktar un bir miktar süt olmak üzere ve en son un karışımını katmak üzere ekliyoruz. Her bir kağıt kalıbın içinde bir parmak boşluk kalacak şekilde kek hamurundan koyuyoruz.Önceden 200 dereceye ayarlanmış fırında yaklaşık 25 dakika ya da kürdan batırınca temiz çıkıncaya kadar pişiriyoruz.Kremalarını sürmeden önce cupcakeleri soğutuyoruz.



Kreması:

1 paket labne peynir
Oda sıcaklığında yumuşamış 50 gr tereyağı
1,5 cup pudra şekeri
1/2 paket krema sertleştirici(tarifin aslında bu yoktu ben ekledim)
kürdan ucuyla gıda boyası


Hazırlanışı :

Tüm malzemeyi çırpma kabında çırpın.Muffinler soğuyunca üzerlerini süsleyin.



Doğum günü için hazırladığımız diğer tarifler çok yakında gelecek ama şimdilik sizlere resimlerini yayınlıyorum.










Afiyet olsun

5 Kasım 2007 Pazartesi

KAHVE VE KİTAP KEYFİNİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ



Uzun bir ara verdim ve herkesi ihmal ettim özür dilerim.Bilgisayarım çöktü ve biz ancak zaman bulup yaptırabildik o nedenle birçok arkadaşımı ziyaret edemedim.İş yerinde ise blog ziyaretleri yapmayı sevmiyorum ayrıca şu aralar çok da yoğunum.Tekrar hepinizden özür dilerim telafi edeceğim.
Sevgili Burçak mükemmel bir etkinlik düzenledi.Sanal dostlukların pekişmesine sebep olacak hem zevkli hem de yararlı bir etkinlikti bu.Kahve ve kitap keyfinin dayanılmaz hafifliği.Bu etkinlik beni eski günlere götürdü.Sanki okulda yeniyıl çekilişi yapılmıştı ve beni kim çekti acaba,yada ben ne alsam şimdi düşünceleri ve heyecanı sarmıştı.Ben nasıl bir kitap alsam diye düşünürken 2 gün önce sevgili Burçin'den ( pastarda) bir paket aldım.


Sevgili Burçinle bloglar arası bir dostluk kurmuş ve paylaşımlar yaşamıştık.Burçak sayesinde ise bambaşka bir sıcaklık yaşadık..Burçinciğim bana ;
1 kitap : Ege'nin yüreğini kimselerin acıtmasına tahammül edemediğim zamanlarda bunu hisseden tek annenin ben olmadığımı hissetmeme yardımcı olacak Perihan Maden'in "biz kimden kaçıyorduk anne?" kitabını

2.kahve:Her ocağa koyduğumda kokusu ile evime huzur yayacak kadar keyifli bir kahveyi

3.Bir çift fincan :Eşimle balkon sefalarımızda neşemizin bir parçası olacakkullanacağımız fincanları göndermişti.Bu üç kısa dileği de bana o yazmıştı.


Her birini özenle seçmişti.Ve beni de çok iyi tanımıştı.Neler sevdiğimi nelere önem verdiğimi bilerek göndermişti hepsini..Canım arkadaşım emek verip uğraşmışsın.Hepsini uzun yıllar saklayacağım tabi kahve hariç :))

Ben Burçin kadar şanslı değildim.Hakkında hiçbirşey bilmediğim hatta bilgi edinemediğim bir arkadaşıma hediye gönderdim.Umarım sever ve beğenir....