28 Haziran 2007 Perşembe

DENİZ BÖRÜLCESİ

İzmir' e kadar gidilirde deniz börülcesi alınmaz mı?İzmir'de pazara gitmeyi çok severim.Ama bu gidişimizde vakit bulamamam nedeniyle pazar ziyareti yapamamıştık.Ama merak etmeyin yola çıkmamıza 2 saat kala pazara da yetiştim.Börülce ve deniz börülcesi aldım.Gelir gelmez de pişirdim.Deniz börülcelerini yıkarken bile gözüme güzel göründüler hemen resimledim.Gelelim tarife
Malzemeler
1 bağ deniz börülcesi
2 diş sarmısak
yoğurt
2 domatesin rendesi(ben rejimdeyim ya ondan böyle yaptım siz istemezseniz domates eklemeyebilirsiniz.)

Börülceleri haşlayın.Tuz eklemeyin zaten kendinden tuzlu.Sonra kılçıklarını ayıklayın.Tutunca çıkıyor.(laf aramızda benim vaktim kısıtlıydı yerken ayıkladım:))) Üzerine sarmısaklı yoğurt ekledim.Domatesleri robotta çekip üzerine döktüm.
Afiyet olsun...

Dilerseniz yoğurtsuz sadece zeytinyağı,limon ve sarmısakla tatlandırıp servis yapabilirsiniz.

AĞLAYAN PASTA

Elif Kızın Pastası
İzmir'de üniversite yıllarımdan sınıf arkadaşlarım(dostlarım demek daha doğru olacak) Aynur ve Salim okul biter bitmez evlenmişlerdi.Bir de çok tatlı Elif kızları olmuştu.Elif kız büyüdü ve artık Elif abla oldu.Büyüdü dediğime bakmayın henüz 12 yaşında ama bizi yemeğe çağırdıklarında pasta, börek yapabilecek kadar da becerikli oldu.Hepsini kendi hazırladığı menüyü bize ikram etti.Elif ayrıca birkaç senedir tiyatro ile uğraşıyor.Oldukça da başarılı umarım geleceğin iyi oyuncularından biri olur.Ellerine sağlık Elifciğim yolun açık olsun...

Ege ve Elif'in fotğrafları Ege'nin sayfasında yer almakta...
Gelelim Elif kızın tarifine
Kek için
3 adet yumurta
3 fincan toz şeker
3 fincan un
1 paket kabartma tozu
3 çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı süt
1 çorba kaşığı sıvıyağ
2,5 su bardağı süt
üzeri için
1 paket krem şanti
1 su bardağı süt

çikolata sosu için
1 paket çikolata sosu
2,5 su bardağı süt

Keki hazırlamak için şeker ve yumurtayı çırpın.Daha sonra kalan malzemeleri süt hariç yavaş yavaş ekleyerek karıştırın.Kare borcama da 160 derecede pişirin fırından çıkar çıkmaz üzerine sütü dökün.

Diğer tarafta krem şantiyi soğuk sütle çırpın bir süre dolapta bekletin.

Çikolata sosunu da 2,5 su bardağı sütle pişirin.Soğuduktan sonra kekin üzerine önce krem şantiyi sonra da çikolata sosunu yayın.

Afiyet olsun

PASTANE POĞAÇASI

Ege'nin kahvaltı problemini bilmeyen kalmadı.Sabahları yuvada çok az yediği için evden çıkmadan birşeyler yedirme ihtiyacı hissediyorum.Bu poğaçaları da onun kahvaltısı için hazırladım.Bu tarifi ilk kez denedim.Yumuşacık pastane poğaçası oldu.Gelelim tarife
Malzemeler:
1 su bardağı ılık süt
1 su bardağı ılık su
1 paket yaş maya
4 yemek kaşığı toz şeker
2,5 çay kaşığı tuz
3/4 su bardağı sıvı yağ
4,5-5 bardak kadar un
1 yumurta sarısı
Toz şekerle mayayı eritin.Su,süt,yağ,tuz ilave edin.Ununu yavaş yavaş ekleyin.Birden eklerseniz sert bir hamur olabilir.Bu poğaçanın en büyük özelliği yumuşak bir hamur olması.Ben 4,5 bardaktan biraz fazla koydum o nedenle 4,5 veya 5 bardak dedim. Hamurun üzerini örtün 15-20 dakika kabarmasını bekleyin.Havalar öyle sıcakki hemen mayalandı.Yağlı kağıt koyduğunuz fırın tepsisine cevizden biraz büyük parçalar halinde aralıklı dizin.Onlar tekrar kabarıyor tepsiyi kaplıyorlar ben o hataya düştüm.Şekil 2 de görüldüğü gibi

45 dakika bekleyin kabaran poğaçalara yumurta sarısını çok hafif hareketlerle sürün.(dilerseniz yumurta yerine yoğurtta sürebilirsiniz...)250 derece ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin.Çok çabuk pişiyor dikkatli olun.Pişen Poğaçaların üzerine temiz bir havlu örtün.Biraz ılınınca servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun

27 Haziran 2007 Çarşamba

YAŞASIN SANAL ALEM

Sanal arkadaşlıkların dostluklara dönüştüğü günlerden biriMurat'ın balık merakından bahsetmişmiydim bilmiyorum.Eşim 1-2 yıldır balık tutmaya başladı.Dolayısıyle balık avı.net 'in forumunda sanal arkadaşlar edindi.Daha sonra bu iş sanallıktan çıktı tanışmalar görüşmeler derken dostluklar başladı.Burak'ta (kaynım) ailemizin İzmir temsilcisi olarak :) orada edindiği dostlarla bizleri tanıştırmak istedi.Geceye İstanbul'dan katılan çok tatlı bir çift vesile oldu.İstanbul'un midyeleri güzel değilmiş İzmir midyesi istiyoruz deyince.Masaya tabak tabak midyeler geldi.Yalan sahi bilemem ben midyecinin yalancısıyım Sezen Aksu'ya midye gönderiyormuş İzmir'den.İşte anlayın artık ne denli leziz midyelerdi.Gece bol midye ve alkollü geçti.Tanıştığım herkes çok tatlı insanlardı ama ben kendimi yabancı ülkede gibi hissettim.Bilmediğim bir dil konuşuluyordu.Ben balıktan anlamam sadece yemesini ve pişirmesini bilirim.Ne anlarım yemin cinsinden falan.Değişik isimler geçtikçe "o ne? Ne demek?"gibi saçma sorularım oldu. Ama yine de herşey çok güzeldi.Gece daha doğrusu sabah diyeyim 04:00 te eve vardık.05:00 te Foça'ya balığa gittiler.Akşam saat 21:00 de Murat ve Burak İstakoz kıvamında kızarmış eve döndüler.O geceden 2 fotoğraf ekliyorum sizlere ama ben yokum resimler de.. Midyelere bakıp gözleriniz bayram etsin...
Resimde İzmir midyesi yerken İstanbul'daki dostlarına nisbet yapan arkadaşları görüyorsunuz.

26 Haziran 2007 Salı

İZMİR'DE BİR GÜN DAHA BİTİYOR



Alsancak'ta akşam oluyor.....


İzmir'de bizimle biten bir günü Murat görüntüledi.Artık bizsiz gün bitiyor oralarda.Orada yaşayanlar belki günün koşuşturmasından, aslında güneşin ne de güzel battığını görmeye vakit bulamıyor.

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR


Enginarı çok severim ama eskiden Samsun'da güzel ve tazesi bulunmuyordu.Çünkü Enginar Karadeniz'de yetişen ve bilinen bir sebze değildi.Taaa ki bu yıla kadar.Bu yıl çok bol Enginar vardı .Ege'deki kadar ucuz olmasa da eskisi kadar da uçuk fiyatlarda da değildi.Enginara olan talebin artma sebebini de sanırım faydalarının insanlar tarafından öğrenilmesi oldu.Hepinizin bildiği gibi Enginar karaciğerin en yakın dostu,arkadaşı....

Gülboşum da (Gülben annem) benim sevdiğimi bildiği için belki biz İzmir'e gideriz diye alıp derin dondurucuya koymuş.Gittiğimde pişir istersen dedi,pişirdim ama yemek nasip olmadı çünkü hep biryerlere gittik eve tok geldik.Hepsini annem bitirmek zorunda kaldı.Gelelim tarife

Malzemeler

6-7 adet enginar
2 adet orta boy halka halka doğranmış havuç
2 adet orta boy küp kesilmiş patates
1 adet orta boy soğan
2 adet kesme şeker
1/2 demet dereotu
1 tutam tuz
2 yemek kaşığı kadar zeytinyağı
Soğanları ince ince kıyın.Zeytinyağını tencereye alın soğanları ilave edip kavurun.Pembeleşen soğanlara kesme şekerleri ve havucu ilave edin.Havuçları bir miktar kavurun.Patatesleri de ekleyin 1-2 karıştırın. Ayrı bir tencereye enginar çanaklarını dizin ve içlerine pişen harcı koyun.Üzerine çıkacak kadar su ilave edin pişirin.Üzerine kıyılmış dereotu serpin.
Tarifi bu şekilde verdim ama ben çoğunlukla enginarları dörde bölerim tüm malzemeyi ilave edip pişiririm.İlk kez böyle süslü yaptım sizler için umarım beğenirsiniz.

SUSAMLI SİMİT


Gülboşumun yaptığı bu simitlerin hamuru benim patatesli poğaça hamurumun aynısı sadece şekil değişikliği yapıp yumurta sarısının üzerine susam dökülerek yapılmıştır.

Afiyet olsun.


Tamam, tamam "AAAA bu nasıl bir tarif ,kısacık "dediğinizi duydum.Ama ne yapayım çok yoğun ve yorgunum hem bloğuma ekleyecek çok şeyim var,hem de çok işim var.Biraz işin tembelliğine kaçtım belki ama vallahi de billahide aynı hamur.Uzun lafın kısası Afiyet Bal Şeker olsun.....

25 Haziran 2007 Pazartesi

İŞTE DÖNDÜMMM

Evet Samsun'a döndüm.1 hafta o kadar kısaydı ki ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilemedim.Herkese ve herşeye daha uzun vakit ayırmak istedim ama mümkün olamadı.Hatta kendi yapmak istediklerime bile zamanı yetiremedim.
Bu arada Sevgili Elvan'ın son derece içten ve sıcak davetine ragmen onunla da tanışamadım.Sadece telefonda birbirimizi tanıdık ve randevusunu ertelerken bana son derece anlayışlı davrandı.Tekrar özür diliyorum Elvancığım..
Sizlere ilk günümden başlayarak anlatacağım.Hani derler ya "yediğin içtiğin senin olsun bana gördüklerini anlat"diye...ben size yediğim ve içtiğimi anlatmak istiyorum..
İlk günün sabahından başlayalım.Gülben annem Ege'nin kahvaltı problemini bildiği için bize farklı yiyecekler de hazırlamış kahvaltıya..meşhur un kurabiyesi


tuzlu simit



ıspanaklı börek ve pişi yapmıştı.Tüm bunların tarifi gelecek merak etmeyin...

Kayınpederimin halası yani ailemizin en büyüğü Saadet hala bizi akşam yemeğine davet etmişti.76 yaşındaydı ve sırf biz gidiyoruz diye içli köfte yapmıştı.Oldukça lezzetli olan bu içli köfteyi ayranla birlikte yedik.Halamız içli köfteyi haşlamadan ve kızartmadan direk fırına vererek pişirmişti.Bu nedenle çok hafif ve lezzetliydi.Ellerine sağlık Saadet hala...

14 Haziran 2007 Perşembe

PATATESLİ POĞAÇA



Gülben annemin poğaçasının yeni versiyonu.Bilinen klasik ama yumuşacık bir poğaça hamuru bu tek farkı üzerinin galete unu.İçinde peynir olunca yemediği için Ege 'ye patatesli yapılmış bir poğaça.


İç malzemesi

4 adet Haşlanmış ve ezilmiş orta boy patates(iç harcı dilediğiniz şekilde yapabilirsiniz ben Ege yemez diye korkumdan çok az şey koydum)

1 adet ince kıyılmış soğan

1/2 yemek kaşığı salça,tuz,karabiber


Puaça malzemesi:

2,5 su bardağı un

2 yumurta

1 çay bardağı yoğurt

1 çay bardağı sıvıyağ

1 paket margarin(ben 2 yemek kaşığı becel zeytinyağlı kullandım)

1 paket kabartma tozu

1 yemek kaşığı limon suyu

1 ölçek tuz


üzeri için yarım kase galeta unu


Yapılışı


Soğanı zeytinyağında pembeleşinceye kadar kavurun salçayı ilave edin.Bir kaç kez karıştırın üzerine patatesi ekleyin biraz birlikte kavurun.Soğumaya bırakın.


Hamuru:

Yumurtaların birinin sarısını kenara ayırın onu üzerine sürerken kullanacağız.Kalan beyazı ve diğer yumurtanın tümünü ve malzemelerin hepsini karıştırın.Unun kıvamı bana oldukça iyi geliyor yumuşacık bir hamur elde ediliyor.Bezeler halinde dilediğiniz boyutta hazırladığınız hamurların içine patatesli iç malzemesini ekleyin.Her tarafını kapatın tepsiye kapama yari alta gelecek şekilde sıralayın.En son tümü bitince teker teker alıp önce yumurta sarısına oradan galeta ununa batıp tepsiye dizin.Galeta unları kızarıncaya kadar 200 derece fırında pişirin.


Afiyet olsun

TATİLE GİDİYORUM TATİLE.

Birkaç gündür sizleri ihmal ettim.Ama sebebini anlatınca hak verirsiniz sanırım.Cuma günü İzmir'e gidiyoruz.Yıllık iznimden 10 gün kadar kullanacağım.Zaten topu topu 14 gün ya.Ahhh Ahhh Öğretmen olmak varmış.


Daha önce İzmir'de yaşadığımızdan bahsetmiştim.Murat'ın ailesi ve bizim tüm çevremiz İzmir'de.Hani kasabım pazarcım bile tanıdıktı.


Ege doğduktan sonra İzmir'e 3 kez gidebildik.En son 2004 de gitmiştik.Gerçi Gülben annemler her yaz geldiler hatta geçen yaz arkadaşlarımız da çok gelip gittiler.Bizi yanlız bırakmadılar sağolsunlar.Ama biz işlerimizden vakit ayıramamıştık İzmir'e bir türlü.


İşte şimdi gidiyoruz.....Ege inanılmaz heyecanlı çünkü artık büyüdü ve birçok yeri daha bilinçli gezecek.Ben tüm özlediğim yerlere onu da götüreceğim.Vapurla Konak'tan Karşıyaka'ya geçireceğim.Rüzgardan saçlarımı tuta tuta vapurun ucunda oturacağım.Eskiden bir de sigara tüttürürdüm ki..Artık içmiyorum..Kemeraltı'na götüreceğim onu.Ev hayvanlarının satıldığı sokağa,Kızlar Ağası Hanı'nı gezdireceğim(adı böylemiydi onu bile unutmuşum)


Bornova parkına götüreceğim portakal da çay içeceğim.Bak oğlum annenle babanın öğrencilik yılları burada geçti diyeceğim.


Hayat Sineması açıldıysa (Ege'nin tek açık hava sinemasıydı.)Çekirdekleri pardon orada çiğdem deniyor çitlete çitlete film izleteceğim.


Alsancak'ta denize karşı gün batarken biramı içeceğim.Gül sokağı gezeceğim alışveriş yapacağım deli gibi, Fil pizza'da pizza yiyeceğim,Bolulu Hasan Usta' da sütlaç yiyeceğim.(bunları kendim için yapacağım)


Ege Üniversitesi'ne götüreceğim bak ben burada okudum sen inşallah daha da iyi yerlerde okursun diyeceğim.....


Öğrenciliğimin geçtiği 8 yıl oturduğum Çamkıran sitesindeki komşularıma gideceğim.Bakın oğlum büyüdü ben de büyüdüm diyeceğim....Ya sanırım ağlıyacağım ben!!!!


İzmir Özledim Seniiiiii


Gözümde Tütüyorsunnnn...


10 dakikalık ara verdim bu ara acayip duygusalım da...


Neyse bu arada evde bir hazırlık telaşıdır gidiyor.Aperatif birşeyler yiyerek geceleri geçiştiriyoruz.Bu arada yaptıklarımın tarifini vereyim dedim sizlere .






MANTAR SOSLU MAKARNA

1 paket makarna,5-6 adet ince doğranmış mantar,3 domates (rondolanmış),1 tutam kekik,fesleğen,nane,1 diş sarmısak,zeytinyağı

Makarnayı haşlayın.Başka bir kenarda ince kıyılmış sarmısak ve zeytinyağını biraz öldürüp mantarı ilave edin biraz birlikte kavurun,üzerine domatesleri ilave edin baharatını ve tuzunu ekleyip kapağını kapatın.Domatesler suyunu çekene kadar pişirin.Makarnayı süzdükten sonra makarna tenceresine sosu ilave edin süzülmüş makarnayı da üzerine alın birlikte birkaç dakika kavurup ocağı kapatın.

Afiyet olsun....


11 Haziran 2007 Pazartesi

ÇİLEKLİ MUZLU ŞARLOT

Doğum günüm için vaktinde yapamadığım ama daha sonraki gün yapımını gerçekleştirdiğim şarlotum.Bu şartlotu Zinnur'un sitesinden aldım.O ahududulu ve muzlu yapmıştı.Ben çilekli Muzlu yaptım.Önce tarifini vereceğim sonrada yaparken yaşadığım aksilikleri anlatmak istiyorum.

Malzemeler


20 cm lik kelepceli kalıbın kenarlarını çepeçevre saracak ve tabanını 2 kez kaplayacak kadar kedidili
Pastaci kremasi
1 bardak süt kreması
1 yemek kaşığı + 1/4 tatlı kaşığı şeker (farklı yerlerde kullanılacak)
1/2 kaşık vanilya
2 adet halka halka doğranmış muz
şeker şurubu
1 kg çilek (ben 1/2 kg almıştım bana yetmedi)


şeker şurubu
1/3 bardak şeker
1/4 bardak su
1/2 tatli kasigi vanilya su ve şekeri ufak bir kaserole alın. Kapakla ağzını örtüp kaynama noktasına getirin. Bir dakika hafif hafif kaynamasına izin verin. Sonra kapagını açıp soğutun ve vanilya ile tatlandırın.

Pastacı kreması
3 yemek kaşığı şeker
1+ 1/2 yemek kaşığı un
1 1/2 yemek kaşığı mısır nişastası
3 yumurta sarısı
1 bardak süt
1/2 tatlı kasığı vanilya, un, şeker ve nisastayı bir kaseye birlikte eleyin. Yumurta sarılarını da katıp mikserle rengi açılana kadar çırpın. Sütü ufak bir tencereye alıp ısıtın. Yumurtalı karışımın üzerine sıcak sütü yavaş yavaş dökerken, bir yandan cırpmaya devam edin. Elde ettiginiz karısımı tencereye alın devamlı karıştırın ben blendırla karıştıdım topaklanma olmadı.Vanilyasını katın. Biraz ılıtıp kullanın.





Şimdiiii gelelim tarife kremalar şuruplar hazır.Önce tüm kalıbın etrafını kedidili ile kaplayın.Sonra tabanını da bir sıra halinde kapatın.Ben kedilini hazır almıştım ama o kadar iriydiler ki sanırım bunlar fil diliydi :)

Bir kenarda dilimlenmiş muzların üzerine şeker şurubunu dökün.Muzların her yanını şuruba bulayın sonra muzlardaki şurubu süzün.Süzülen şurubun yarısını hazırladığınız kedidillerinin tabanına ve kalıba bakan iç yüzlerine fırça yardımı ile sürün.Buradaki amaç kedidillerini ıslatıp yumuşatmak.

Bir kenarda 6-7 tane olgunlaşmış yumuşamış çileği çatal yardımıyla ezin.bu püreyi tabandaki kedi dillerinin üzerine sürün.Bunun üzerine pastacı kremanızın yarısını da düzgünce sürün.Benim kalıbım büyük gelmesi nedeniyle pastacı kreması çok ince bir tabaka halinde kaldı.Kremanın üzerine ince dilimlenmiş çilekleri dizin

Üzerine bir sıra daha kedidili kaplayın ikinci katı oluşturun.Kalan şeker şurubunu kedidillerinin üstlerine sürün.Bunun üzerine ise kalan pastacı kremasının kedidillerinin üzerine sürün ki bende hiç kalmadı bu katı boşgeçtim.Pasta kremasının üzerine muzları dizin.Muzumda az geldi kendi kendime kızdım.
Bir kenarda 1 bardak çiğ kremayı 1 yemek kaşığı şeker ve yarım tatlı kaşığı vanilya ile sertleşene kadar çırpın.Benim çıptığım sertleşmedi keşke krem şanti ile yapsaydım diye düşündüm.O daha hacimli oluyordu.Çırpılan çiğ kremayı da muzların üzerine örttüm.En üste ise tekrar çilekleri dizin.Benim üstünü tamamen kapatacak kadar çileğim kalmadığı için Ege süsleme şekerleri ile süslemek istedi.Bende izin verdim süslemesi ona ait.Kalıptan çıkartmadan 4-5 saat buzdolabında bekletin.
Afiyet olsun



10 Haziran 2007 Pazar

NANELİ LİMONATA


Pazar öğleden sonra balkon keyfi yapmak isteyen oğluşuma hazırladım bu limonatayı.Zor bekledi olmasını ayrıca aynı limonatayı dondurdum.Buz olarak yedi.Dışarda satılan buzları çok seviyor.Her dondurmacıya gidişimizde kavga ediyoruz.Ben dondurmanın vitaminli olduğunu Diğerinin gıda boyası ve su olduğunu anlatmaya çalışsam da her sefer alalım almayalım kavgası ediyoruz.Ben de limonatayı dondurmakta buldum işin kolayını.Üstelik çokda beğendi.Gelelim tarife



Malzemeler

3 limon
1,5 bardak şeker
1 bardak su
yarım demet nane







Yapılışı

Limonların kabuklarını rendeleyin.(önce limonları fırçalayarak yıkadım :))Şeker,rendelenmiş kabuklar ve nane yapraklarını iyice ovun.(naneler balkonumdan) Kenarda 3-4 saat bekletirseniz daha güzel olur ama ben ancak 1 saat bekletebildim.Daha sonra karışıma 1 bardak suyu ekleyip iyice karıştırın.Şekeri erisin.Sonra üzerine 3 limonun suyunu ilave edin,karıştırın.Bir tülbent yardımı ile sürahiye süzün.Dilediğiniz zaman üzerine su ilave edip içebileceğiniz limonata özünüz hazır oldu.Sanırım suyunu kendi damak tadınıza göre eklerseniz daha güzel olacak yani ne kadar seyrelteceğinize siz karar verin.Ege'ye bardağına 3/4 limonata özü doldurup kalanına soğuk su ilave ettim, 2 adet buz ve nane yaprağı atarsanız daha da güzel oluyor.Ama oğlum nane istemedi...



Sıcak yaz günlerinde harika oluyor.
Afiyet olsun...

DOGUM GÜNÜ PASTAM


Pastamı bugün yaptım ve yanlız yedim yani doğum günümü yanlız kutladım.Murat'ın işi vardı.Ege de uyudu.Bende kendi kendime iyiki doğdum,Ne çabuk 40 oldum diye şarkılar söyledim.(çocukta yaparım kariyerdeeeee)

Bugünden bahsetmek istiyorum. Samsun'un yaklaşık 20-25 km dışında menemeni meşhur olan lokantalar var.Sabah oraya kahvaltıya menemen yemeye gittik.Gelirken yeşillikler arasında çok güzel fotoğraflar çektik.Hepsini sizinle sonra paylaşacağım.Oradan geldikten sonra ki yaklaşık 12:00 gibiydi o kadar çok iş yaptım ki ancak şimdi oturabildim.Neler neler yaptım bugün bilseniz.Bütün bunların tariflerini sonraki günlerde vereceğim Zira çok yorgunum.Önce gelir gelmez oğluma naneli limonata yaptım.Misss gibi oldu.Sonra pastamı yaptım.Mantar kavurdum artan mantardan kremalı mantar çorbası yaptım.Patatesli puaça ile günün menüsünü sonlandırdım.Bunlar sizler için yaptıklarım.Kendim içinde 2 makine çamaşır yıkadım.Balkon süpürdüm sildim.Yatak odalarını topladım.Ege'nin oyuncaklarıyla başettim.Mutfağı 2 kez sildim.Ege'yi yıkadım kendim yıkandımmmmm yeterrrrrrrr.Bayılacağım daha yapılacak ütüm var.Ama yapmayacağımmmmm.Bilmem ne çok yorulduğumu anlatabildim mi?

Şimdilik iyi geceler...

9 Haziran 2007 Cumartesi

BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM




Evettt.Bugün benim doğum günüm arayan herkese teşekkür ederim.Maalesef kendime bir pasta yapamadım.O nedenle bu resmi bulup yapıştırdım.Herkesten özür dilerim.

7 Haziran 2007 Perşembe

TAVUK SUYU ÇORBA


Çorbalar katagorisinde çorba sayım çok azdı.Aslında hemen hergün çorbam bulunur ama sanırım resimlemeyi ihmal ediyorum.Bu çorbamı ev arkadaşım Özlem'den öğrenmiştim.Onun ailesini ziyarete gittiğimizde "bak bu çorba çok özeldir.Özel misafirlere yaparız"demişti.Bizimle dalga mı geçti ,çünkü çok esprili birisiydi yoksa ciddimiydi bilmem ama çorba harikaydı.

Esinciğim senin bloğumu okuduğunu biliyorum ve Özlem'le sana yaptığımız şakalar aklıma geldi de.Tamam tamam sinirlenme :)İkinizi de çok öpüyorum...


Gelelim çorbaya Malzemeler:(Esin bence de gel dedin değil mi?)

2 tavuk göğüs (irice olsun)
5-6 bardak su
2,5 yemek kaşığı pirinç
1 çay bardağı yoğurt
1 yumurtanın sarısı
1/2 limonun suyu
2 yemek kaşığı un


Tavukları yıkadıktan sonra pirinçlerle birlikte haşlamaya başlayın.Haşlanan tavukları ayrı kaba alıp ince ince tiftin.Çorbamızın biraz ılınmasını bekleyin.Ayrı bir kapta yoğurt,un,limon ve yumurta sarısını çırpın.Azar azar karıştırarak çorbamıza ilave edin.Bir taşım kaynattıktan sonra kapatın.Yağ yokmu diyeceksiniz.Tavuğun yağı yetiyor.Ama dilerseniz üzerine yağ kestirip ,kırmızı biber ve nane ekleyebilirsiniz.

Afiyet olsun


Özlemciğim ellerine sağlık.

6 Haziran 2007 Çarşamba

CHOCOLATE CHİP COOKIES


Sonunda kurabiyemin tarifini verebileceğim.Bu kurabiyelerde hem çok lezzetli,hem de vitaminli.
Gelelim malzemelere
1/2 su brd yulaf
2 su brd un
115 gr tuzsuz yumusak tereyagi
1 tatli kasigi karbonat
1 tatli kasigi tuz
1 tatli kasigi vanilya
¾ su brd seker
¾ su brd kahverengi seker
1 yumurta1 su brd damla cukulata
Firininizi 180 derecede ısıtın.Derin bir çırpma kabında yağ,şeker ,yumurta ve vanilyayı çırpalım. Ayrı bir kapta un,yulaf,tuz,kabartma tozu ve karbonatı eleyelim. İki karışımı birleşitirip birkac dakika daha çırpalım. En son çikolataları katıp tahta kaşık ile karıştıralım.Fırın tepsisine pişirme kağıdı serelim. Tarifin orjinalinde 1 corba kaşığı miktari kadar kurabiye hamurunu pisirme kagidina yerlestirelim ve 11-13 dakika pisirelim diyordu .Ama bence tereyağ eritilip kullanılırsa böyle bir sonuç verebilirAksi takdirde Kaşıkla akıtılamıyor.Ellerimle şekil verdim. Pistikten sonra firindan cikartip ılınmasını bekleyin.






5 Haziran 2007 Salı

PENCERE ÖNÜ DOMATESİ

Mutfak penceremin kenarında domates ve çilek yetiştiriyorum.Hani salça reklamında domatese şemsiye tutuyor ya adam.Onun kadar olmasada bende gözüm gibi bakıyordum domatesime.Ve sonunda bir domates yavrusu belirdi.Bakalım büyüyecek mi?Benim iyiki bahçem yok yoksa neler ekerdim kimbilir.Yavru domatesi görmeniz için işaret koysamıydım.Henüz çok küçük teyzeleri...Çileklerim ise yaklaşık 20 gündür büyümekte ve kızarmaktalar.Onları Ege'ye saklıyoruz.Olgunlaşınca bebeğim yiyecek.



Bunlar gecikmiş biberler.Acılı yemekleri sevdiğimiz gibi acı biberi de severiz.Süs biberlerimi ekmekte geciktiğim için biberlerimin çıkışıda gecikti.Bu yaz bunlardan biber beklemek anlamsız olacak ya bakalım ya tutarsa!!!!

Bunlarda güzelim fesleğenlerim hepsine çok iyi bakıyorum.Bakalım bunlar ne kadar büyüyecek....

4 Haziran 2007 Pazartesi

ÇİKOLATALI KEK

<
Hani bu hafta sonu küçük kalıbımda kek deneyecektim ya,yine olmadı bu tarifimin iç malzemesi fazla geldiği için büyük kalıpta pişirdim kekimi.Bu keki ilk kez denedim.Harika yumuşacık bir kek oldu.Sünger kek dedikleri bu mu bilemiyorum.Yapımı oldukça kolay.Yemesi bir o kadar da keyifli oldu.Tarifi yabancı bir kaynaktan almıştım ama kim bilmiyorum.Malum kesip yapıştırma yapıyordum demiştim ya...O kadar yumuşaktı ki kalıptan çıkarırken parçalandı.Neyse gelelim tarife
Malzemeler:
1 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı elma sirkesi
2 su bardağı toz şeker
120 gr bitter çikolata(ben Milka'nın siyah sütlüyü kullanıyorum)
113 gr tereyağı
2 su bardağı un
2 tatlı kaşığı karbonat
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tuz
2 yumurta
1 tatlı kaşığı vanilya



Yapılışı: Karışım sıvı olduğu için pişerken fırına damlayabilir bunu engellemek için fırının en alt gözüne bir tepsi yerleştirebilirsiniz. Şeker, çikolata, tereyağı ve 1 bardak suyu bir tavaya koyun. Ara sıra karıştırarak orta ateşte tüm karışım eriyip özleşene dek pişirin. Ocaktan alıp 15-20 dakika soğutun.



Fırını 200 0C dereceye ayarlayın.
Bu arada kabartma tozunu ,karbonatı,unu ve tuzu birlikte eleyin. Küçük bir kapta süt ve sirkeyi karıştırın. Kek kalıbını yağlayıp unlayın.
Çikolatalı karışım ılınınca sütlü karışımı ve yumurtaları ekleyin. Unlu karışımı aşırı karıştırmamaya özen göstererek ilave edin. Karışım pürüzsüz bir hal alınca vanilyayı ekleyip bir kez daha karıştırın. Karışımı kalıba dökün. Isınmış fırının orta gözünde 30-35 dakika pişirin.


Afiyet olsun.

KAYISI REÇELİ

Geçen hafta sonu pazardan 2 kg kayısı aldım bir güzel reçel yapmışım offf ellerime sağlık.Gerçi biraz kayısılar ezilmiş marmelat gibi olmuş ama çoook lezzetli.Gelelim tarife
Malzemeler
2 kg kayısı
1 kg şeker
yarım limon

Yapılışı

Kayısıları yıkayın, çekirdeklerini temizleyin.Derin bir kaba kayısıları dökün üzerine şekerin tamamını ilave edin.1 gece buzdolabında bekletin.Ertesi gün kayısılar pişene dek kaynatınız.Ocağı kapatmadan önce yarım limon suyunu reçele ekleyin.Birkaç dakika bekleyip ocağı kapatın.Soğuyunca kavanoza alabilirsiniz.




Afiyet olsun

LOR PEYNİRLİ OMLET


Daha önce Ege'nin kahvaltılık gıdaları yemediğinden benimde yumurtanın her türlüsünü denediğimden sanırım bahsetmiştim.Pazar günü ona şirin bir omlet yaptım.Üstelik kendi yapmış olduğum lorla.Şimdi sizlere tarifini vermeden önce aşağıdaki kağıtlı omleti anlatayım.Bir yanımız gıdacı ya herşeye pirpirikleniyorum.Annem ve kız kardeşim benim gıda hijyeni konusunda rahatsız olduğumu düşünüyorlar.Ama gıda işinde çalışalı o kadar bilinçsiz çalışan firmalar gördüm ki.Hayır hayır benim firmam değil bunlar.Ama ortak alışveriş yaptığımız firmalardan öğreniyoruz.O kadar cahiliz ki kanser bizim insanlarımız yüzünden hortladı bence.Bilinçsizce katılan boyalar,sertleştiriciler,beyazlatıcılar v.s.Sizlere tek bir önerim olacak sadece bilinen firmaların ürünlerini tüketmelisiniz.Adını duymadığınız firmaların hiçbir şeyini tüketmeyin.Tabii bu benim kişisel fikrim.
Gelelim kağıtlı omlete; teflonda sadece Tefal'i tercih ederim.Teflonlarıma gözüm gibi bakarım.En ufak bir çizik için Murat sen okuma!!!!!kaç tane tencere, tava attım bilemezsiniz.Konu oğlum olunca yine titizleniyorum ya, omleti yağlı kağıtta pişiriyorum ki teflonun yüzeyine deymesin diye.İşte sebep bu..
(Ayrıca domatesi,eriği,salatalığı,elmayı tuzla ovduktan sonra tüketirim.Portakal gibi tırtıklı yüzeylere de fırça kullanırım.Böylede cins huylarım var.Haaa evim pırıl pırılmıdır ?Hayırrrr hatta dağınığımdır da.Ama gıdaya titizlenirim.)
İşte böyle yağlı kağıdı krep tavamın iki katı büyüklüğünde kesiyorum.Tavanın üstüne seriyorum.Bir yarısı tavada diğer yarısı ise açıkta kalıyor.Önce yağı eritip ardından hemen çırpılmış yumurtayı döküyorum.Önce üstü açık pişiriyorum.Alt yüz kızarınca kalan kağıdın diğer parçasını üzerine kapatıp bu kez alt yüzünü kızartıyorum.
Bugün biraz ters oldu ama önce yapılışı anlattım sonra malzemeleri vereceğim.
Malzemeler:
3 yumurta
Avuç içi büyüklüğünde lor
1 tutam kırmızı pul biber,
1 tutam kekik
1 çay kaşığı tereyağ
tuz
Önce loru ezin,Yumurtaları çırpın, daha sonra tüm malzemeyi karıştırın yağlı kağıda dökün.
Afiyet olsun..

3 Haziran 2007 Pazar

BALKON KEYFİ

Bu sabah saat 07:15 de Ege bey tarfından uyandırıldım.Pazar günü bile uyumazmı bir çocuk.Hadi makineye çamaşır atayım da yıkansın o arada tekrar uyurum diye düşündüm.Ama bir kere uyandımı bir daha uyuyamıyorum.Haydi kalk Serpil dedim.Bugün için yapmayı planladığım kek ve kurabiyeleri yapmaya koyuldum.Saat 9:00 da kek ve kurabiyem hazırdı ki Ege Murat'ı da uyandırmış. Murat'tan 1 aydır belki daha fazladan beri kurmasını istediğim balkon salıncağı vardı.Bizim evin iki erkeği işin başına geçti.Salıncak kuruldu derken saat 11 oldu.Sabah kahvaltısımı ikindi kahvaltısı mı belli olmayan bir kahvaltı ettik.Baba oğul balkon keyfi sürerlerken bendeniz başka işleri kovalamaya başladım.Neyse balkonumuz sonunda yaz sezonuna hazır oldu.Şimdi uykum geldi yatmam lazım malum saat 07:00 dan beri ayaktayım.Tarifler en kısa zamanda yayınlanacak.Kekin kusuruna bakmayın o kadar yumuşak bir kek oldu ki servis tabağına alırken parçalandı.Ama lezzeti mükemmeldi.Bir de resimleri acele çektik sonra tekrar çekerim diye düşündüm ama çekemedim.Kekin servis tabağı kırıntılarıyla çıkmış fotoğraflarda..