Eveeeet beni de sevgili
Burcu sobelemiş.Konu ne mi?Hakkımdaki 7 gerçek..Doğruyu yanlızca doğruyu söyleyeceğime söz veriyorum.
İnsanın kendisini anlatması zordur derler ya Hayııırrr kendini tanıyan iyisiyle kötüsüyle kendini eleştiren insan için zor değil bence.İşte ben de iyimle kötümle karşınızdayım...
1.En sevdiğim özelliğim.Çok ama çok iyimserimdir.Herkesi ,herşeyi anlayışla karşılarım.Önce kendimi o insanın yerine koyarım.Onun açısından düşünürüm.Hayattan aldığım dersler sinirlerime hakim olmayı öğretti bana.Rahmetli anneanneciğim bir lafı vardı.Bunu hayatım boyunca kendime ilke edindim.
"Hırs gelir göz kararır,hırs gider yüz kararır "
Asla insanlara kırıcı konuşmam hatta bazen kendim kırılsam bile.İnsanları kırmamak için bazen yalan söyleyebilirim.(biliyorum bu kötü bir huy ne yapayım açıksözlülükle patavatsızlığı birbirine karıştıran insanlardan değilim)İnsanlara çok çabuk güvenirim.Herşeyimi paylaşırım.Tekmeyi yiyince de " eeee çok çabuk güvendim ders olsun bana "derim.Ama hiçbir zaman ders olmaz yine aynı şekilde devam ederim....
2.Sıcak kanlı,esprili çok konuşan bir ikizlerim.Çevremde hep insanlar olmalı ,insansız yaşayamam ben.İnsan biriktiririm kısacası...Tanıdığım ortamlarda argo konuşmayı da severim.Yani hayatım boyunca öyle hanım hanımcık biri olamadım...
3.Aşırı hijyen merakım vardır.Ama gıda ürünlerine yani yediğimiz içtiğimiz şeylere karşı.Elmayı, salatalığı,domatesi tuzla ovarım.(Manyak dediğinizi duyuyorum ama üzerlerindeki kalıntılarını bu şekilde giderebiliyorum)Portakal ve limonu fırçalarım.Son kullanım tarihine bakma manyaklığım Ege'ye fena yansıdı.Bunun için Murat'la arasıra didişirim.
Amaaaaa bütün bunlara rağmen öyle çok derli toplu biri değilimdir.Yani dağınığımdır.Ama dağınıklık içinde de bir düzenim vardır.Aradığımı kendim koyduysam mutlaka bulurum.Kendi dolabımı toplamaya çok üşenirim ama Ege'nin dolabı hep düzgün olur. Ev işi yapmayı çok sevmem ama evim temiz olsun isterim.Üniversite yıllarımda hiç ev işi ve yemek yapmayı bilmediğim için canım ev arkadaşım Nuray'ı bunaltırdım.Yemek yapmayı ilk ondan öğrendim.Mutfak dolaplarını silmezsen pislendiğini,tuvaletleri birilerinin temizlemesi gerektiğini..(annem hiç iş yaptırmazdı da)Sonra da öğrendiklerim sayesinde Esinciğimle (Nuray'dan sonraki ev arkadaşım) gül gibi geçinip gittik.

4.Üniversite yıllarım çok hareketli geçti.Yani ağustos böceği misali saz çalıp türkü söyledim.Aşırı uçarı ve kaçarıydım.Çok gezdim çok eğlendim.Hayatı dolu dolu yaşadım.Hatalarımdan ders almayı bildim.Hayatım boyunca evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı hiç düşünmemiştim. Taaaa ki Murat'ı tanıyıncaya dek.Beni akıllandırmak için 5 yıl uğraştı canım benim.Hele Ege'yi doğurmaya karar vermem için ise 3 yılım geçti.
Ama şimdi sakinleştim duruldum.Üniversiteden beni tanıyanlar şimdi ki yaşantımı bilse şaşırırlar.Sevecen bir eş ve anne oldum.Ama 40 yaşıma adım atarken bile içimde ,boyum gibi büyümeyen bir çocuk var.Hanginiz çocuğunuzla oyun evlerinin içine sığıp oynayabiliyorsunuz yada sehpanın altına girip eğlenebiliyorsunuz :)))
5.Dinlediğim müzik biraz gariptir.Nana Mouskouri,Eva Cassidy,Kenny Rogers,Tracy Chapman,Barbra Straisend,Bülent Ortaçgil,Fikret Kızılok,Zülfü Livaneli ama illede Sezen..Ayrıca Yaşar Kurt'dan rock hatta Sagopa bile dinlerim.Yani karışık bir zevk halim var.Serviste işe gidip gelirken kitap okuyabiliyorum.Sinemayı çok seviyorum.
6.Üniversite yıllarımda çok sigara içerdim.Ege'den sonra bıraktım.Sonra iş stresiyle 3 ay içmeyip 1 hafta içtim. ay bırakıp 1 ay içtim.Şimdi ise Ağustostan bu yana içiyorum.Söz yeni yılda bırakacağım.
7.En önemlisi ise ben çok şanslıyım çoook.1,5 kg doğmuşum yaşamaz demişler,40 günlükken zehirli ishal olmuşum ölür demişler.Ama direnmişim.Sadece çok büyüyememişim.Boyum 1.40 cm olmuş.Ama aslanlar gibi 1,83 cm koca bulmuşum.Hemde çok çok iyi bir koca. Zeki,anlayışlı,sevecen,ince,düşünceli, yardımsever. Allahım bana doğurma yeteneği vermiş harika bir evlat doğurmuşum. Sadece eşimi değil onunla birlikte o güzel ailesini bulmuşum.Ve çok sevilen bir gelin olmuşum.Çok güzel bir hayat yaşamışım.Okuma fırsatını yakalamışım.iyi bir iş bulmuşum.Demiştim ya ben çok çok şanslıyım diye ,nefes alabiliyorum ya işte en büyük şans bu .Bu nedenle benim hayatımda kıskançlığa,komplekse,kibire,kaprise yer yok.Yani bunları aşmışım.
Ne çok yazdım değil mi?Ama beni azıcık da olsa tanımanıza yardımım olmuştur sanırım.....
BloğumunHayatımdaki Yeri:
1 - Blog yazmaya ilk defa ne zaman başladım ?
İlk olarak tesadüfen
Gelincik Burcu'ya rastladım hergün bloğuna baktım.Onun ailesi ve arkadaşları benim de tanıdıklarım oldu.Ve Nisan 2007 de bloğumu açtım.
2 -Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum ?Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum ?
Hayııııııır tamamen içimden geldiği gibi yazıyorum.Benim için bir günlük bu blog.
3 - Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum ?
Ediyorum. Hem çalışıp hem etkinliklere yetişmek zor oluyor.Bazen yorumları sadece yayınlayıp daha sonra arkadaşlarıma dönebiliyorum.Fotoğraf makinem yüzünden gece çekim yapamıyorum.Cumartesileri çalışınca da pazar günü hangi işe yetişeceğimi şaşırıyorum.Ama hepsine değiyor...
4 - Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı ?
Bazen ama bu zorunluluğu kendim yaratıyorum.Haftada 1-2 ke birşeyler yayınlamazsam içim rahat etmiyor.
5 - Blog yazmayı ne kadar sürdüreceğim ?
Bu iş benim için çok zevkli.Bu zevki yaşadığım sürece devam edeceğim.